Tutumun iyi sürüşe etkisi

Araştırmalar sürücülerin yoldaki diğer sürücülere, hız yapmaya ve risk almaya karşı olan tutumlarının kaza yapma ihtimallerine ışık tuttuğunu gösteriyor.

Diğer sürücülere karşı olan tutum

İyi sürüş, yolu kullanan diğer kişilere karşı yapıcı davranışlara ve düşünceli olmaya bağlıdır. Bencil ve agresif davranışları eklemeden de yollarda gereğinden fazla fikir ayrılığı bulunur. Bu tip davranışlar diğerlerinin stresini arttırır ve kaza ihtimalini arttırır. Bir çok sürücü başka bir sürücü tarafından engellendiğinde gereksizce sinirlenir. Karşı taraf için çok doğru olan hareketler bile rahatsızlık yaratabilir. Motorlular, sıkışık trafikte araçların arasından geçebilmelerinin dahi bazı sürücüleri sinirlendirebileceğini bilmeliler. Daha toleranslı olarak ve gereksiz gerginlik yaratacak davranışlardan kaçınarak hem kendinizin hem de başkalarının kaza ihtimalini azaltmış olursunuz. Diğer sürücülere karı düşünceli hareket edenlerin kazaya karışma ihtimalleri daha düşüktür.

Hıza karşı tutum

Sürüş hızınız kaza ihtimalinizi belirleyen en önemli faktörlerdendir. Fazla hızlı sürmek ise ölümcül kaza riskine en çok sebep olan faktördür. Ne kadar hızlı sürerseniz kaçınacak o kadar az zamanınız kalır ve kaza riskiniz o kadar artar. Hız yapmak bir seçimdir çünkü hızlı sürmenizin gerçekten gerektiği zamanlar oldukça azdır. İyi bir sürüş, şartlara uygun bir hızda sürmenizi gerektirir.

Risk almaya karşı tutum

Motosiklet kullanmakta her zaman bir risk vardır ancak sürücünün davranışları riskin seviyesini çok etkiler. Risk almayı kabullenmek kaza ihtimalini arttırır. Aşağıdaki tutumlar sizi tehlikelere açık hale getirir;

  • tehlikenin heyecanından hoşlanmak,
  • diğer sürücüleri etkilemekten hoşlanmak,
  • kişisel güvenliği umursamamak,
  • yeteneklerinizi olduğundan fazla görmek, kontrol edebildiğine inanmak,
  • haklı bir sebep için risk almak.

Genç ve deneyimsiz sürücüler en yüksek kaza ihtimaline sahiptirler çünkü riski arama ve tehlikeyi umursamama eğilimindelerdir. Ayrıca deneyimli sürücülere göre trafikteki olaylarda daha az risk görürler.

Kanunlarla tanımlanmış kurallara uymayan ve riskli kullanan sürücüler diğerlerinden daha az riskte olduklarını düşünürler ama aslında daha çok tehlikedelerdir.

Birçok sürücü diğer kişileri etkilemek için risk alır. Mesela genç erkek sürücüler, artçıları genç bir erkek iken yalnızken sürdüklerinden daha hızlı sürerler. Hatta artçıları genç bir kadınken sürdüklerinden bile daha hızlı sürerler.

Herşeyi kontrol edebileceğine inanan sürücüler trafiğin gereklerini yerine getiremediklerinde kaza ihtimalleri artar.

Acil durum gibi bir yere yetişmek için alınan risklerde güvenli sürüşün herşeyin önünde geldiği unutulmamalıdır. Gideceğiniz yere geç varmanız hiç varamamanızdan iyidir. Kendinizi ya da yolda bir başkasını yaralarsanız acil durumu bir trajediye dönüştürürsünüz ve acil duruma da yetişememiş olursunuz. Amacınız güvenli bir şekilde mümkün olduğunca çabuk varmak olmalıdır.

Ruh hali ve kaza riski

Sürücüler genelde hislerini sürüşlerine yansıtırlar ve bu oldukça tehlikeli olabilir. Bir tartışmadan çıkan kişilerin normalden daha agresif  sürdükleri, aşırı hızlı veya öndekine fazla yakın kullandıkları görülmüştür. Aynı şekilde trafik tıkanıklıklarının da stres ve hüsrana yol açtığı, çoğu sürücünün bu durumda agresif ve daha çok risk alan bir şekilde davrandığı bilinmektedir. Eğer bu durumu bir problem olarak görüyorsanız stresinizle başetmenin başka yollarını bulmanız gerekir. Seyahatin amacını düşünmektense mevcut ana odaklanmak faydalı olabilir.

Hatalarımızdan ders alıyor muyuz?

Maalesef veriler hatalarımızdan pek de ders almadığımızı gösteriyor. Yaş, cinsiyet, yıllık kilometre ve deneyimi dikkate aldıktan sonra, bazı sürücülerin ısrarla diğerlerinden daha çok riskte olduğunu görüyoruz.

Son üç yılda kaza geçirmiş olan sürücülerin sonraki yılda kaza yapma olasılığı ortalamanın üç katı fazladır.

Otomobil kullananların aynı tip kazaları tekrarladığı bilinen bir gerçek. Aynı durumun motosiklet sürücüleri için de geçerli olduğu görülüyor. Eğer kaza yaptıysanız, ya da şansınız yaver gidip de kazadan kurtulduysanız, sürüşünüzde neyi değiştirerek aynı durumun tekrarlamasını engelleyebileceğinizi dikkatlice düşünmelisiniz. Deneyimlerinizden ders alamazsanız aynı hatayı tekrarlamanız çok olasıdır.

Öndekine çok yakın sürmek

Öndeki araca çok yakın gitmeye alışanların durumu, bize kaza oluşumunu gösteren değerli bir bakış sağlar. Cezasız kalan hatalar – çünkü her seferinde kazaya dönüşmezler – kötü alışkanlıklara dönüşürler ve sürücünün kazaya karışma olasılığını her geçen gün arttırırlar.

Öndekine yakın gidenin arkasındaki araç da aynı hatayı tekrarlarsa, arada hatayı telafi edecek boşluk da kalmaz ve kaza riski iki katına çıkar. Öndekine yakın gitmek en yaygın kaza sebeplerindendir. Motorlular, önündeki otomobili sürenin tipini anlamalı ve ona göre takip mesafesini ayarlamalıdırlar. Arkadan çarpmak hangi hızda olursa olsun motorlu için tehlikelidir.

Tecrübeden ders almaya direnmek

Bu gerçekler gösteriyor ki tecrübelerimizden ders almak konusunda pek iyi değiliz. Kazaya karışan sürücülerin çoğu kazaya kendilerinin de sebep olduğunu kabul etmezler. Eğer kazanın oluşuna katkınız olduğuna inanmazsanız çıkaracak ders olduğuna da inanmazsınız ve sürüş tipinizi ve kazaya sebep olan diğer hatalarınızı değiştirmezsiniz.

Daha iyi bir sürücü olmak için kazanın sorumluluğunu almamıza engel olan direncimizi farketmemiz ve üstesinden gelmemiz gereklidir. Bunu farketmenin ilk adımı da ders almaya karşı direncimizin olduğun farketmektir. Bir şeyi yapmayı rutin hale getirince, işe yaramadığını gösteren delillere karşın onu değiştirmeye karşı oldukça isteksiz oluruz.

Her kaza ya da kaza kurtarışı sürüş tekniğimizi tekrar değerlendirip geliştirmek için bir fırsat olarak görülmelidir.

Öz eleştiri yapabilme ve deneyimden ders çıkabilme becerisi iyi bir sürücünün anahtar niteliklerindendir. Sonraki bölümlerde sürüş becerisini etkileyen diğer olumlu ve olumsuz nitelikleri inceleyeceğiz.

Honda Güvenli Sürüş 2 Eğitimi

Motosiklet kullanan ya da kullanmak isteyen herkesin ciddi bir eğitim alması gerektiğini düşünüyorum. Honda’nın Şekerpınar tesislerinin bahçesinde verilen bu eğitime ben katılalı iki seneden fazla oldu. Bu yazıyı da o zamanlarda yazmıştım. Geçenlerde ısrarım üzerine iki arkadaşım daha aynı eğitimi aldı, anlaşılan o ki motosikletlerin renginden başka eğitim içeriği değişmemiş, o nedenle eski bir bilgi olmadığını bilmenizi isterim.

Benim katıldığım eğitim, Güvenli Sürüş-2 eğitimi idi. Eğitime kayıt olmak ve diğer eğitimlerle ilgili bilgi almak için Safety-Türkiye’nin web sayfasına buradan ulaşabilirsiniz. Bu eğitim iki günlük bir eğitimdi ve Honda CBF 150 motosikletlerle verildi.

Cumartesi sabah 9’da Honda’nın Şekerpınar’daki fabrikasında yaklaşık dört bin metrekarelik özel pistin bulunduğu eğitim merkezinde olmak gerekiyor. Aracıyla gelmeyenler için belli merkezlerden servis de kalkıyor.

İki uzman eğitmenin verdiği eğitim önce sınıfta başlıyor. Güvenli Sürüş-2 eğitimi, bir süredir motosiklet kullanan, belli bir tecrübeye sahip kişilere verilen bir eğitim olduğundan, doğru oturuş pozisyonu ve motosiklet fiziksel kontrolleri gibi bir kaç temel konudan bahsedildikten sonra eğitimin içeriği hakkında bilgi veriliyor.

Bu kısa teorik eğitimden sonra motosiklete binme, inme ve düşen motosikleti kaldırma teknikleri bahçede uygulamalı gösteriliyor. Sonrasında herkes güvenlik ekipmanlarınını almak üzere malzeme deposuna gidiyor. Kendi ekipmanı yanında olmayanlara kask, dizlik, (gerekirse) yağmurluk ve eldiven veriyorlar. Ancak eldivenler yün eldiven, varsa kendi eldiveninizi yanınızda getirmeniz tavsiye ederim. Ayrıca herkese üzerinde numara olan bir de yelek veriliyor. Sonra herkes bir motosiklete atlıyor ve ilk turlar başlıyor.

Bir kaç ısınma turundan sonra fren çalışması başlıyor. Pistin başından kalkıp, ikinci viteste biraz hızlandıktan sonra işaret kukasında sert fren yapılıyor ve durunca eğitmenler nerede yanlış yaptığını söylüyorlar. Yeterince motosiklette kaldıktan sonra mola veriliyor. Molada ikram olan çay ve kahvenin yanında küçük sandviçlerden de alabiliyorsunuz.

Mola sırasında eğitmenler kukalarla pistte parkur oluşturuyorlar. Bu andan sonra sabit kalacak olan pist başı slalom hattını aşağıda görebilirsiniz.

6 metre aralıklarla konmuş kukalar arasından slalom ile gidip, sonrasındaki parkurda döne döne dolanıp tekrar pist başına geliniyor ve sıra beklenip tekrar çıkılıyor. Öğle yemeği saati geldiğinde servis ile fabrikanın yemekhanesine götürüyorlar ve fabrika çalışanlarıyla beraber yemek yeniyor. 3 çeşit yemek ve açık büfe salatadan oluşan yemek her iki gün de gayet başarılıydı. Yemek sonrasında tekrar servisle eğitim alanına dönülüyor ve motosikletlere atlanıyor. Parkur tabii ki yine değişmiş oluyor.

Bizim eğitimde ara sıra yağmur yağdığından pist bazen ıslaktı. Sonrasında akşama kadar sürekli değişen parkurda eğitmenlerin düzenli uyarılarıyla iyice tecrübe sahibi olunuyor. Sert ve dar virajlardan, eğitim aldıktan sonra ne kadar çok yatarak dönebildiğine insan kendisi bile şaşıyor. Motosikletlerin yanına eklenmiş genişletilmiş koruma demirlerini yere sürtmek bile mümkün.

İkinci günün sabahında akşam bırakılan parkurda tekrar ısınma turları atılıyor. Sonrasında eğitim sınıfında viraj alma, doğru fren yapma gibi bazı konular teorik olarak anlatılıyor.

İkinci günde eklenen diğer bir eğitim ise denge eğitimi. Aşağıda sağda ve solda gördüğünüz 15 metre uzunluğundaki dar metal çizgiler üzerinde birinci viteste debriyaj kavrama noktasındayken en az 20 saniye düşmeden ve çizgiden çıkmadan durmanız isteniyor. Hiç kolay değil ve 20 saniye de bitmek bilmiyor.

Bu geçiş gösterildikten sonra parkurun sonuna denge geçişi de ekleniyor ve parkuru bitiren herkes bu çizgilerden geçerek pist başına gelmeye başlıyor. Arada süre tutulduğu da oluyor ama tüyo vermek istemiyorum.

Bu kısımdan sonra yere konulan metal merdivenler üzerinden ayakta geçiş parkura ekleniyor. Bozuk zeminlerde motosiklet kullanmak hakkında ciddi bilgi ve tecrübe kazanılıyor.

Sonrasında pistin baş tarafındaki rampa üzerinde eğitmenler tarafından rampada duruş ve kalkış teknikleri anlatılıyor ve tabii ki parkura rampa duruş kalkışı da eklenerek turlanmaya devam ediliyor. Bu sırada artık iki günün verdiği tecrübeyle pistte dönüş hızları iyice artmış oluyor. Eğitimin başında motoru yatırmaya korkarken sonuna doğru yatarken ayağınızı bile yere sürtebiliyorsunuz.

İki günde küçücük pistte, sadece ikinci viteste toplam yaklaşık 70 km yol yapılan bu eğitim gerçekten çok faydalı. Bildiğiniz şeyler gibi gelse de, böyle kontrollü bir ortamda korkmadan motosikleti yatıra kaldıra tur atmak insana hem güven veriyor hem de limitleri anlamanızı sağlıyor.

Bu eğitimden sonra Güvenli Sürüş-3 eğitimine gelmek için 5-10,000 km yol yapmanız isteniyor. 3. eğitimin NC750 ile yapıldığını hatırlatmak lazım, zaten eğitim sonunda NC750 ile yapılan test sürüşünde bu motosikletlerle eğitim almak için gerçekten ciddi tecrübeye sahip olmak gerektiği anlaşılıyor.

Bu eğitimlere kayıtların özellikle yaz aylarında çok dolu olduğunu, bir sonraki ay eğitimlerinin kayıtlarının her ayın 15’inde öğlen 12’de açıldığını, kayıt olabilmek için bu saatlerde bilgisayarın başında beklemek gerektiğini de öğrendik, size de söylemiş olalım.

Motosiklet kullanan herkese kazasız sürüşler dilerim.

Gürkan

Trafik kazaları

Çoğu motosiklet sürücüsü ortalama bir sürücüden daha güvenli ve becerikli olduğunu düşünür ama bu genelde doğru değildir. Motosiklet trafik kazalarının %90’ı insan hatası sebebiyle gerçekleşir. Kaza sadece kötü şans yüzünden değil, güvensiz sürüş uygulamaları nedeniyle olur. Sürüş güvenliği ekstra bir özellik olarak görülmemeli, sürüş yönteminizin içine işlemelidir.

Trafik kazaları kazayla gerçekleşen ölümlerin neredeyse yarısına eşittir ve neredeyse tek başına 30 yaş altındaki yetişkin ölümlerinin en büyük sebebidir.

Sizin kaza geçirme ihtimaliniz

Ortalama bir otomobil sürücüsü yılda 15,000 km yol yapar ve bu süreçte %15 kaza yapma ihtimali vardır. Otomobil sürücülerine göre motosiklet sürücülerinin riski ise çok daha yüksektir. Şöyle ki;

  • bir kazada ölme veya ciddi yaralanma ihtimalleri 35 kattan fazladır,
  • yaralanmalı bir kazaya karışma ihtimalleri 8 kat fazladır,
  • kendilerinin yaralanma ihtimalleri 20 kat fazladır.

Ortalamadan daha fazla kaza yapma ihtimali olan sürücüler ise;

  • ortalamadan daha çok araç sürenler,
  • genç sürücüler, özellikle erkekler,
  • deneyimsiz sürücülerdir.

Kimin bir motosiklet kazasına karışması daha olasıdır?

İstatistikler açıkca ve ısrarla gösteriyor ki, genç, deneyimsiz ve erkek sürücülerin motosiklet kazasına karışma olasılığı daha yüksektir;

  • yaralanmalı kazaların %93’üne karışanlar erkeklerdir,
  • aynı deneyime sahip olan 20 yaşındaki sürücülerle 30 yaşındaki sürücüler kıyaslandığında 20 yaşındakiler üç kat daha yüksek kaza riskine sahiptirler,
  • aynı yaştaki sürücüler kıyaslandığında, bir yıllık sürücüler altı yıllık sürücülerden üç kat daha fazla kaza riskine sahiptirler,
  • 18 yaşında motosiklet sürmeye başlayan birisi, 35 yaşına kadar ortalama sekizden fazla kaza geçirir.

En olası kaza tipleri nelerdir?

İstatistiklere göre kazaların;

  • dörtte üçü şehir içinde gerçekleşmekte,
  • ölümlü kazaları yarısından biraz fazlası şehir dışında gerçekleşmekte,
  • kazaların %15’i sollama sırasında gerçekleşmekte,
  • %12’si virajlarda gerçekleşmekte,
  • yağışlı havalarda olan kazaların %30’u kayma sebebiyle olmaktadır.

Nasıl daha iyi bir sürücü olunur?

İyi bir sürücü aşağıdaki özelliklerinden dolayı hareketlerinde yüksek verime sahiptir.

  • İyi bir konsantrasyon seviyesi
  • İsabetli gözlem
  • Motosikletin hızını ve yönünü duruma uydurabilmek
  • Farklı yol ve trafik koşullarında olası risklerin farkında olmak
  • Tanımladığı riskleri minimumda tutmak için çaba harcamak
  • Kendinin, motosikletinin ve yolun limitlerinin farkında olmak
  • Motosiklet kontrollerini başarıyla kullanabilmek
  • Yol güvenliğine katkıda bulunan davranışlar

Güvenli bir sürücü olmanızı tepkilerinizin hızı değil tehlikeleri farketme ve tepki verme beceriniz belirler. Ses ve ışık gibi basit uyarıcılara hızlıca tepki verebilmek tek başına kaza riskini azaltmaz. Genç ve deneyimsiz sürücüler genelde bu tip basit uyarıcılara çok hızlı tepki verirler ancak tehlikeleri farketmeleri çok yavaştır.

Tehlikeleri tespit etme becerisi diğer bir çok beceri gibi öğrenilir ve kısmen deneyime bağlıdır. Daha deneyimli sürücülerin olası belaların erken işaretlerini hisseden yanları gelişmiştir. Riskler ortaya çıktığında, tehlikeli bir şekle dönüşüp dönüşmediğini bilinçaltında tepki vermeye hazır bir şekilde bekleyerek takip ederler. Potansiyel tehlikenin daha çok farkında olduklarından sürüş sırasında daha uyanıktırlar ve bu da konsantrasyonlarını korumalarına yardımcı olur.