Yavaşlamak ve durmak

Yavaşlamak ve durmak için motorunuzu tamamen kontrol edebilmelisiniz. Sürüşün akıcılığı yavaşlama ihtiyacını erken farkederek dikkatlice yavaşlayıp durarak gelişir. Değişik şartlarda ve değişik hızlarda gerekecek duruş mesafesini doğru tahmin edebilme becerisi güvenli sürüşün temel özelliklerindendir ve geliştirmek için hevesli olmanız gerekir. Yavaşlamanın veya durmanın üç yolu vardır:

  • gazı kapatarak yavaşlamak,
  • vitesleri küçülterek yavaşlamak (sadece kaygan durumlarda önerilir)
  • frenleri kullanmak.

Gazı kapatmak

Gazı kapatmak yani motor freni yapmak motosikleti yavaşlatmanın önemli bir yoludur. Gazı kapadığınızda motorun dönüşü yavaşlar ve oluşan kompresyon aktarma organları vasıtasıyla arka tekeri yavaşlatır. Bu hem yol hızını yavaşça ve düzenli bir şekilde azaltır hem de motosikletin aşınmasını geciktirir. Vites ne kadar küçükse yavaşlama o kadar hızlı olur.

Eğer gaz yavaşça kapatılırsa motor freni düzenli ve akıcı bir yavaşlama sağlar. Özellikle kaygan yollar olmak üzere frenlerin tekerlekleri kilitleyebileceği durumlarda oldukça faydalıdır. Aynı zamanda uzun inişlerde de kullanılır.

Motor freni sadece arka tekeri yavaşlatır ama yine de hız eksiltmede çok etkilidir. Kullanırken arkanızı gözlemeyi unutmamalısınız.

Vitesi kullanmak

Kaygan şartlarda vitesi kullanmak debriyaj ve gazı çok hassas kullanabilmeyi gerektirir. Bu teknik küçük viteslerin büyük frenleme gücünü kullanır ve sadece arka tekerde çalışır.

Bu tekniği kullanmak için düşük bir vites seçin ve debriyajı bırakmadan önce gazı bir miktar açarak yol hızını yakalamak için gereken motor devirini bulun. Debriyajı yumuşakça bırakın. Debriyajı tamamen bıraktıktan sonra gazı da yavaşça azaltarak hızınızı azaltın. Bu devir ayarlamasında hızlı değişiklikler yapılırsa ya da debriyaj çabuk bırakılıp hız iyi dengelenmezse kayma gerçekleşir.

Freni kullanmak

Motor freninden daha çabuk yavaşlamanız gerekiyorsa frenleri kullanın. Frenleri doğru kullanırsanız çok hızlı ve etkili bir şekilde yavaşlayabilirsiniz. Yanlış kullanım çarpışmaya ya da gereksiz yere kontrolü kaybetmenize sebep olabilir. Araştırmalar sürücülerin beşte birinin acil bir durumda bile ön freni kullanmadığını gösteriyor. Diğer bazı araştırmalar da frenler tam güçte kullanılmış olsa kazaların üçte birinin engellenmiş olacağını gösteriyor.

Fren yaparken şu adımları kullanmalısınız:

  • sadece düz yolda ilerlerken sıkı fren yapın,
  • frenlemeyi zamana yayın,
  • fren basıncını yolun yüzey durumuna göre ayarlayın,
  • motor yatıkken, dönüşlerde ve gevşek veya kaygan zeminlerde ön freni kullanmayın,
  • tepelerden inerken düz kesimlerde fren yapıp virajlarda bırakın.

Vitesi kullanmak

Vitesi kullanma şekliniz sürüşünüzü hem iyi yönde hem de kötü yönde etkileyebilir. Motorunuz gücü sadece doğru vitesteyseniz hızlanmanıza fayda sağlar. Vitesi kullanma becerisi yol hızına göre doğru vitesi seçmeyi, seçilen vitesteki motor devir hızını yol hızına uydurabilmeyi ve gazla debriyajı doğru ayarlayabilmeyi içerir. Bu şekilde vites değişiklikleri pürüzsüz bir şekilde aktarılacak ve sürüş dengesine katkı sağlayacaktır. Hep şunları amaçlamalısınız:

  • her vitesin yaklaşık maksimum hızını bilin,
  • tüm vites geçişlerini pürüzsüzce yapın,
  • hızınıza ve trafiğe göre doğru viteste olun.

En çabuk hızlanma motorun tepe performans noktasına kadar ivmelenip sonra vites büyüterek gerçekleşir. Bunu yapabilmek için motor üreticisinin verdiği güç değerlerini bilmeniz gerekir. Bu değerler maksimum tork ve maksimum devir açısından değişebilir.

Vitesin nasıl çalıştığını anlarsanız en iyi şekilde kullanırsınız. Vitesin ana amacı dönüşün hızını dönüşün gücüne çevirmektir.

  • En küçük vites çok güç sağlar ama çok az hız kazandırır.
  • En büyük vites çok hız sağlar ama çok az güç aktarır.
  • Aradaki vitesler güç ve hız arasında farklı oranları sağlarlar.

Dik bir tepeye çıkabilmek için arka tekerin çok güce ihtiyacı vardır. Bu güç hızdan fedakarlık ederek düşük viteste giderek sağlanır. Otoyolda ilerlemek hızlı gitmeyi isterken gücü fazla istemez. Bu da büyük vitesi seçerek sağlanır.

Çabuk hızlanma düşük vitesi seçerek sağlanır. Bu şekilde daha çok güç elde edilir ve büyük vitese göre daha çabuk hızlanılır. Motor sadece üstünde aşırı yük yoksa hızlanabilir. Düşük vites  motorun üstündeki yükü azaltarak tekerleğe daha çok güç aktarır. Ancak düşük vitesin yol hızı düşüktür ve daha da hızlanmak için bir büyük vitese geçmeniz gerekir, bu şekilde dönüş gücü hıza dönüşmüş olur.

Düşük viteslerin yarattığı büyük dönüş gücü lastiğin tutuşunu da etkiler. Güç ne kadar büyükse lastiğin kayma olasılığı yükselir. Bu nedenle kar, buz ve çamur gibi kaygan zeminlerde büyük viteste kalkış yapılması tavsiye edilir.

Kalkış yapmak

Durur pozisyondan kalkış yapmanın en ideal yolu sakince ivmelenmek ve hız kazandıkça vitesleri sırayla yavaş yavaş büyütmektir. Her viteste maksimum hızlanmayı sağlayarak ilerlemek sadece bir ihtiyaç olduğunda ve yol yüzeyi ile diğer değişkenler uygun olduğunda yapılmalıdır. Düşük viteste aşırı ivmelenip vitesin sınırları üzerinde uzun süre kalmak motora zarar verir. Bu nedenle bazı motorlarda devir sınırlayıcılar vardır.

Fren yaparken vites değiştirmek

Motosikletlerin sıralı vites kutuları aradaki vitesleri atlayarak yukarı veya aşağıya vites değiştirmeyi engeller. Fren yapılarak hız azaldığında genelde birden çok vites küçültmeye ihtiyaç duyulur. Bunu sağlamak için iki teknik bulunur:

  • blok vites küçültme
  • sıralı vites küçültme

İyi planlama yapamadığınız için geç fren yaptıysanız ve hızlı vites düşürmeye ihtiyacınız varsa en çok dengeye ihtiyacınız olduğu anda arka tekerin gücünü kaybedersiniz.

Blok vites küçültme

Frenlemenin ileri evresinde debriyajı çekili tutarak uygun vitese inene kadar peş peşe vites küçültün, en sonunda debriyajı bırakın.

Bu teknik vitesler arasında hızlı hareket etmeyi sağlar ama en sonunda yol hızına uygun olan vitesi seçebilmek için vitesleri doğru sayabilmeyi gerektirir. Çok düşük bir vites seçildiyse arka tekerin kilitlenerek kaymasına sebep olabilir.

Sıralı vites küçültme

Frenleme sırasında hız azaldıkça her vitesi uygun hız aralığında teker teker kullanarak uygulanır. Her basamakta motor devir hızıyla yol hızı dengelenir, bu şekilde akıcı bir geçiş olur ve arka teker kilitlenmez.

Bu teknikte motor freni de motosikletin yavaşlamasına yardımcı olur. Her sürat basamağında uygun vites seçili olduğundan vites geçişleri haricinde motor freni de devrededir ve sürüş daha dengeli olur. Aynı zamanda sürücü gerekli görürse gazı açarak lastiklere güç de verebilecek durumdadır.

Her iki teknik de kullanılabilir ancak sürüş planlamanızı ona göre yapmış olmanız gerekir.

Doğru vites kullanımı için anahtar noktalar

  • Motorun sesinden ne zaman vites değiştirmeniz gerektiğini farkedin,
  • yol hızına göre doğru vitesi seçin,
  • iyi el ve ayak koordinasyonu geliştirin,
  • tehlikeye yaklaşırken doğru hıza inmek için iyi zamanda fren yapın ve ara vitesleri kullanarak uygun viteste kalın,
  • yokuş aşağı inerken ve kayma tehlikesi bulunması haricinde yavaşlarken vitesleri değil freni kullanın.

Genel olarak viraj içinde vites değiştirmekten kaçının, dengenizi bozarsınız.

Gazı kullanmak

Doğru vitesteyseniz gaz kolunu açmak motorun ve motosikletin hızını arttıracaktır. Büyük viteste kalmışsanız motorun lastiklerden gelen kuvvete gücü yetmeyecektir. Vitesi küçülterek motorun hızlanabilmesini ve motosikleti de hızlandırabilmesine yardımcı olabilirsiniz.

Gazı kapattığınızda da tam tersi olur. Motor yavaşlar ve silindirlerin kompresyonu sayesinde motosiklet de yavaşlar. Vites ne kadar küçükse motorun yavaşlamaya etkisi daha büyük olur çünkü tekerleklerin her bir dönüşüne daha çok silindir kompresör gücü denk gelir.

Sonuçta eğer doğru vitesteyseniz gazı açarsanız hız artar, gazı kapatırsanız hız azalır.

İvmelenme ve motosikletin dengesi

İvmelenme lastikler arasındaki yük dağılımını değiştirir. Hızlanırken ağırlık arkaya kayar ve arka tekerin üstüne daha çok yük basarak yol tutuşunu arttırır. Yavaşlarken ise tam tersi olur ve ön tekerin yol tutuşu artar.

Gazı kullanma becerisini geliştirmek

Motosikletler hızlanma ve yavaşlama sırasında gazın kullanımına çok tepki verirler. Yolun sürtünme gücüne göre aşırı hızlanma ön tekerin havalanmasına ya da arka tekerin patinaj yapmasına sebep olabilir. Bunların her ikisi de dengeyi bozar. Motorunuzun sınırlarını bilip ona göre sürmeniz gerekir.

Gazı düzensiz hareketlerle kullanmak konforsuzdur ve motosiklete gereksiz yükler getirerek lastiğin tutuşunu ters yönde etkiler. Gaz ustalıkla kullanılmalı ve açıp kapatırken hassas ve akıcı hareketler yapılmalıdır.

Hızlanabilme yeteneği motorun hacmine, verimliliğine ve güç/ağırlık oranına bağlı olarak çok değişkenlik gösterir. Kullandığınız motorun hızlanabilme limitlerini kavramak için zaman ayırmalı, bir çok manevrayı yaparken özellikle de sollama sırasında yapabileceklerini tahmin edebilir hale gelmelisiniz.

Hızlanırken hep güvenliği düşünmelisiniz. Ani hareketler lastiklerin tutuşunu azaltacak ve özelikle virajlarda olmak üzere kontrolü tehlikeye atacaktır. Ne kadar süratliyseniz tehlikelere tepki verene kadar daha çok yol almış olursunuz. Üstelik durmak için de daha uzun gidersiniz. Olası bir kaza durumunda da daha hızlı çarparsınız ve darbe de daha yüksek olur.

Sürat mertebesi

Sürat mertebesi değişen yol ve trafik şartlarına göre gaz miktarını kullanarak hızı ayarlayabilme becerisidir. Anahtar bir beceridir ve tüm sürüş durumlarında kullanılır: kalkış, hızlanma, yavaşlama, sollama, hız limitlerine uyma, trafiği takip etme ve tehlikelerle başetme. Dikkatli gözlem, iyi tahmin, hız ve mesafeyi iyi muhakeme etme, deneyim ve motosikletin becerilerini iyi bilmeyi gerektirir.

Sürat mertebesinde eksiklik olması bir çok hatayı da beraberinde getirir ve bunların en önemlisi frenleri aşırı kullanmaktır. Örnek olarak bir ana yola bağlandığınızda trafiğin hızını yakalamak için hızlanmanız ve sürecin sonunda fren yapmamanız gerekir. Eğer fazla hızlanıp öndeki araçlara yaklaşınca fren yapmanız gerekiyorsa sürat mertebeniz iyi değil demektir. Aynı şekilde sollamanız gereken bir araca yaklaşıp sollarken de fren yapmamanız gerekir. Eğer sollayacağınız araca yaklaşırken doğru zamanlamayı beklemek için fren yapmanız gerekiyorsa şartların gerektirdiği yavaşlamayı doğru hesaplamamışsınız demektir. İyi sürat mertebesine sahip olmak gereksiz frenleri engelleyerek hem dengenizi arttırır, hem de motosikletinizde aşınma ve eskimeyi azaltır.

Motosikletler gaz değişikliklerine çok tepki verdikleri için gazı kapatmadan önce arkanızı kontrol etmenizde fayda vardır. Arkadakinin sizin yavaşlamanızı anlayacağından emin değilseniz hafifçe frene de dokunarak fren lambanızı da yakmayı tercih edebilirsiniz. Bu duyguyu geliştirmek için sürekli kullandığınız yollarda daha az fren yaparak lerlemeyi deneyebilirsiniz. Bu şekilde sürüşünüzün daha akıcı hale geldiğini göreceksiniz.

Virajlarda hızlanmak

Hareket eden bir motosiklet, ağırlığının en eşit dağıldığı sabit hızla düz yolda giderken en dengeli durumdadır. Viraj içinde hızlanmak bu dengeyi bozar.

Eğer aynı anda hem aniden hızlanıp hem de yönünüzü değiştirirseniz elinizdeki yol tutuş kuvvetinden fazlasına ihtiyacınız olabilir. Eğer lastik tutunmayı kaybederse dönüş kontrolünü kaybedersiniz. En yüksek dönüş kontrolünü sağlamak için dönüş sırasında hızlanmaktan kaçınmalısınız.

Dönüş başladığı anda oluşan ters kuvvetler yüzünden motosiklet yavaşlamaya başlar. Eğer gazı sabit tutarsanız virajda ilerledikçe hızınız azalacaktır ve ağırlık öne kayarak dengeyi bozacaktır. Bu yavaşlamanın diğer bir sebebi de motosiklet yattıkça lastiğin yere değen noktası kenara kayacağı için dönüş çapının azalması ve lastiğin aynı dönüş sayısında daha az yol katederek hızın azalmasıdır.

Bu yavaşlamayı engellemek için motor yattıkça hızınızı sabit tutmak için bir miktar gaz vermeniz gerekir. Ne kadar açacağınızı tecrübenizle muhakeme etmeniz gerekir ama asıl amacın hızlanmak değil hızınızı sabit tutmak olduğunu bilmeniz gerekir.

Hem dönüp hem de hızlanmanız gerekiyorsa gazı çok hassas ve yumuşak kullanarak elinizdeki yol tutuş kuvvetini dikkatle kullanmanız gerekir. Kaygan durumlarda daha dikkatli olmanız gerekir, yanlış bir tahmin kaymaya yol açabilir.

Her zaman kendi şeridinizde güvenle durabileceğiniz hızda bulunmanız gerektiğini unutmayarak şu noktaları takip etmelisiniz:

  • yolun durumu ve diğer araçların pozisyonuna da dikkat ederek güvenle durabileceğiniz mesafeye uygun bir hızla viraja girin,
  • viraj içinde sabit hızda devam edin, kaygan olabilecek durumlara dikkat edin,
  • hızınızı korumak için yavaşça gazı açın,
  • ani gaz açarsanız dönüşte zorlanırsınız, düzensiz gaz açarsanız lastikler kayabilir,
  • yol düzleşmeye başladıkça motoru dikleştirip sakince hızı arttırın.

Yol işaretleri ve yol bilgisi

Yol işaretleri önünüzdeki tehlikeler hakkında uyarırken yol hakkında da bilgi ve yönlendirmeler içerir. Bu bilgileri planınıza hızlıca dahil etmeniz gerekir. İşaretlerden faydalanmak için aşağıdaki adımları kullanmanızda fayda vardır:

  • Gözleyin – etrafı tararken aktif bir şekilde yol işaretlerini arayın ve aldığınız bilgileri hemen planınıza dahil edin. Sürücülerin çoğu işaretleri görmez ve çok önemli bilgileri kaçırır.
  • Anlayın – işaretleri bilin. Yol işaretlerinin ne anlama geldiğini iyi bilin ve karşılaştığınız yeni işaretlerin anlamını hemen öğrenin. Bilgilerinizi sıkça tazeleyin.
  • Harekete geçin – işaretin verdiği bilgiyi hemen planınıza dahil ederek tepki verin. İşaret henüz göremediğiniz bir tehlikeden bahsediyorsa kendinizi hazırlayın.

Üst üste iki işaret olan bir direkle karşılaşırsanız, işaretleri yukarıdan aşağıya okuyun, bu sırada yerleştirilirler.

Bazen resmi olmayan işaretler de vardır. Kimileri duvarlara küçük uyarıcı notlar yazarlar. Bunlar da ilave bilgiler sağlar ve dikkat etmeniz gerekir.

Yerel yol bilgisi

Yerel yolları öğrendikçe sürüşünüz daha iyi olur. Şehir içinde sürmek gözlemlerinize, tepkilerinize ve sürüş becerilerinize çok yüklenir ve her zaman uyanık kalmanız gerekir. Doğru şeritte kalmanın önemli olduğu karmaşık kavşaklarda yolları tanıyor olmanız çok yardımcı olur. Ancak her ne kadar hep geçtiğiniz ve artık çok iyi bildiğiniz bir yolda da olsanız her zaman genelde olana göre değil gerçekten olmakta olan şartlara göre hareket edin. Özensizlik kazaların en büyük sebeplerindendir ve sürücüler iyi bildikleri yollara özen göstermezler. On kazadan dokuzu sürücünün tanıdığı yolda olmaktadır.

Gözlem alışkanlıkları

Gözlemleriniz ve sürüşünüzde karşınıza çıkan sonuçlar hakkında kendi alışkanlıklarınızı yaratmalısınız. Şu olunca bu oluyor gibi alışkanlıkları yaratmanız gözlemleriniz ile tepkileriniz arasındaki süreyi kısaltacaktır. Bunların örnekleri arasında yol kenarında taksiye el kaldıran bir yaya sebebiyle önünüzdeki taksinin duracağını tahmin etmekten yolun yanından giden bir tren yolunun öyle ya da böyle sizin yolunuzun üstünden ya da altından geçeceği, dolayısıyla bir geçitin ihtimal dahilinde olduğunu hissetmek bulunur ve bu örnekler çoğaltılabilir.

Tüm bu maddeler, tepkilerinize kılavuz olacak doğru alışkanlıkları yaratabilmek için uzun vadeli gözlemler olarak kayıt edilmeli ve bu sayede gerektiklerinde hızlıca kullanılabilmelidir.

Gece sürüşü

Gündüz ışığı olmadığından size gözlemleriniz için daha az bilgi sunan gece sürüşü motorlular için oldukça tehlikelidir. Işık azaldıkça yol görüşünüz azalır, kontrast ve renkler gider, köşeler görünmez olur.

Geceleri gözlerinize yardımcı olmak için vizör, aynalar, ön cam ve farlar temiz tutulmalıdır. Vizördeki en ufak bir nem ya da yağlanma ışığı kırarak parlamayı arttırabilir ve ileriyi görmek zorlaşır. Çizikler ışığı dağıtarak görüşü kapatabilir. Vizörde su birikmişse kafanızı yan çevirmeniz su damlalarının rüzgar yardımıyla yanlara gitmesini sağlayabilir. Gece sürüşlerinde renkli ya da karartılmış vizör kullanmayın.

Farların doğru çalışması, ayarlarının yapılmış olması ve düğmelerin doğru çalışması çok önemlidir.

Farlar

Aydınlatması olmayan karanlık yollarda karşıdan gelen olmadıkça uzun farlarla gitmelisiniz. Kısa farları aşağıdaki durumlarda kullanmalısınız:

  • yerleşim olan alanlarda,
  • kısa farların daha çok işe yarayacağı dönüşler veya küçük tepelerde,
  • uzun farın görüşü azaltacağı yoğun yağışta, kar yağışında ve siste.

Karşıdan gelen sürücüleri rahatsız etmemek için kısa farlara geçmelisiniz. Aynı şekilde karanlık yollarda sollama yaparken solladığınız aracın tam yanındayken uzun farınızı yakın.

Görebildiğiniz mesafede durabilecek hızda gitmeniz gerektiğinden, geceleri bu mesafe yolda aydınlatma yoksa farınızın aydınlattığı mesafeyle sınırlanır. En iyi şartlarda bile karşıdan gelen araçların hızını ve pozisyonunu anlamak geceleri zorlaştığından kendinize ilave bir güvenlik payı bırakmanızda fayda vardır.

Göz kamaşması

Direk gözünüze vuran parlak farlar gözünüzü kamaştırabilir. Keskin dönüşlerde ve dik tırmanışlarda olabileceği gibi, karşınızdaki aracın farı ayarsız ise veya uzun farlarla geliyorsa da olabilir. Işığın gücü gözünüzün retinasını etkileyebilir ve bu parlaklık bir müddet sürebilir. Bu sürede hiç bir şey göremezsiniz ve elbette tehlikelidir.

Göz kamaşmasını engellemek için gözünüzü yolun yakın kenarında tutun. Bu durumda yolun istikametini anlarsınız ama karşınızdaki yol kesimini göremezsiniz, bu nedenle yavaşlamalı hatta gerekirse durmalısınız. Karşıdan gelen aracın uzun farları yanıyorsa kendi farlarınızla selektör yaparak karşı tarafı uyarın ama siz de uzun farlarınızı yakarak karşı tarafın da görmez hale gelmesine yol açmayın.

Gece önünüzdeki aracı takip etmek

Bir aracı takip ediyorsanız kısa farlarınızı yakın ve bir miktar geriden gelerek farınızın öndeki sürücüyü rahatsız etmesine engel olun. Sollarken kısa farlarla sola çıkın. Uyarmanız gerekiyorsa korna çalmaktansa farınızla selektör yapın. Solladığınız aracın yanına geldiğinizde uzun farlarınızı yakın. Siz sollanıyorsanız ise sollayan araç yanınıza geldiğinde kısa farlara geçin ve önünüz yeterince açılana kadar uzun farlarınızı kullanmayın.

Diğer araç farlarından gelen bilgiler

Karşıdan gelen ön farları ve önünüzdeki araçların arka farlarından epey bilgi alabilirsiniz. İleride viraj varsa farların geliş yönü değişecektir. Aynı şekilde ileride bir tehlike varsa önünüzdeki araçların fren lambaları sizi erkenden uyaracaktır.

Yansıtıcı işaretler ve kedi gözleri

Far ışıklarını yansıtan yol kenarındaki kısa direkler ve kedi gözleri size yol hakkında çok bilgi verecektir. Kedi gözleri sağ tarafta kırmızı, sol tarafta beyazdır, aynı önünüzdeki araçların farlarının renkleri gibi.

Yardımcı alışkanlıklar

  • Aydınlık alanlardan karanlık bölgelere girerken yavaşlayın ki gözleriniz karanlığa alışabilsin.
  • Kararan camları olan bazı gözlükler gece sürüşüne uygun değildir, o nedenle gözlük kullanıyorsanız gece sürüşü için bir önlem almış olmanız gerekir.
  • Gece sürüşü gözlerinizi daha fazla yoracağı için yorucudur. Vücüdunuz zaten gece olunca dinlenmek ister, o nedenle gereken hareketi yapamama ihtimalini dikkate alın.

Gece sürüşü sırasında gözlerinizi açık tutmakta zorlanıyorsanız hem kendiniz hem de diğer sürücüler için tehlike yaratırsınız, uygun bir yerde durun ve enerjinizi toplayana kadar dinlenin. Uzun gece sürüşlerinde daha sık mola verip daha çok dinlenmeyi hesaba katın.

Yolun yüzeyi

Yolun yüzeyinin tipi ve durumu sürücüler için kritik önemdedir. Yüzeyi gözlemek ve gözleme göre adapte olmak güvenli sürüş için şarttır. Yolun yüzeyi lastiklerin tutunmasını ve motorun yol tutuş karakterini etkiler. Lastiklerin tutuşu dönüşü, yatışı, ivmelenmeyi ve frenleri etkilediğinden sürüş için temel ihtiyaçtır ve birçok sürücü buna çok dikkat etmez. Her zaman önünüzdeki yolun yüzeyinde oluşabilecek değişiklikleri gözlemeniz ve motorunuzun yolu yeterince tutması için hızınızı, fren sertiğinizi, ivmelenme gücünüzü ve yatış açınızı doğru ayarlamanız gerekir.

Motorunu düşünerek kullanan her sürücü aşağıdaki durumların sürüşünü nasıl etkileyeceğinin farkında olmalıdır:

  • arka yollar – asfalt tamir izleri, çamur ve diğer olası atıklar, sonbaharda yapraklar ve yazın çevrede olası tarlalardan gelen tozlar
  • şehir yolları – drenaj ızgaraları, metal rögar kapakları, asfalt tamir izleri, tamir edilerek farklı yüzeye sahip olan bölgeler, dökülen yağ ve yakıt izleri ve yol boyaları
  • benzinlik giriş ve çıkışları – hem tesis giriş çıkışlarında hem de yakınlarındaki göbek ya da virajlarda yakıt dökülmesi çok olacaktır.

Dever denilen yolun eğimi virajlarda çok önemlidir. Virajın içine doğru verilmiş olan eğim yol tutuşa katkı sağlarken dışa verilmiş eğimler tutuşu fazlasıyla azaltacaktır. Bazı yollarda gidiş ve dönüş şeritlerinde farklı eğim mevcuttur ve tepe noktasını geçtiğinizde tamamen farklı bir yol tutuşla karşılaşırsınız. Düz yolda bu durum çok sorun yaratmaz ancak virajdaysanız ve şerit değiştirirseniz motorun ne tarafa gideceğini düşünerek hareket etmeniz gerekir.

Yolun yüzeyi temizken genelde iyi bir tutuş sağlanır. Göbekli kavşaklarda ya da dönüşlerde zaman içinde birikmiş lastik parçaları veya dökülmüş yakıtlar bulunabilir ve tam da sizin kaymamanız gereken noktada karşınıza çıkabilir. Her şey düzgünken bir anda viraj içinde kaygan bir bölümle karşılaşabilirsiniz.

  • Asfalt yollar normalde çok iyi yol tutuş verir ancak zamanla yüzeyleri parlaklaşarak veya asfalt taneleri gevşek hale gelerek kaymayı kolaylaştırabilir.
  • Beton yollar kaymayı zorlaştıran yüzeylerdir ancak kışın yüzeyinde su tutabilir ve bazı bölgelerde görmesi güç buzlar oluşabilir.
  • Parke yollar kuruyken iyidir ancak ıslanınca kayganlaşır.

Yol yüzeyindeki düzensizlikler

Yolun yüzeyinde oluşabilecek düzensizliklere çok dikkatli bakmalısınız. Güvenli bir şekilde pozisyon değiştirerek kaçınabiliecekseniz öyle yapın, yoksa arkanızı iyice kontrol edin ve yavaşlayın. Mümkün ise dik pozisyonda geçiş yapın. Genelde karşınıza çıkabilecek durumlar şöyledir:

  • Yol boyası olarak kullanılan beyaz yüzeyler ıslak havalarda çok kaygandır. Çizgi üzerinden gitmekten kaçınmalısınız. Yolun üzerine bazen kocaman harflerle yazı yazılır, bu durumlarda harflerin arasından geçmelisiniz.
  • Yol tamir izleri eski yüzeyle tamir edilmiş yüzey arasında bozuk bir geçiş sağlarlar. Ufacık bir yükseklik farkı bile motorun gidişini etkiler ve hizasını bozar. Yol istikametinde uzayan tamir çizgilerinden kaçınmalısınız. Tamir çizgilerinde kullanılan yumuşak asfalt hem sıcak havada hem de yağmurda çevresindeki yüzeye göre çok kaygandır.
  • Metal kapaklar her zaman düşük tutuş sağlar ancak tozlu ya da yağışlı durumlarda çok daha fazla dikkat edilmelidir. Üstelik aksi gibi menhol kapakları ve su drenaj ızgaraları genelde motosikletin doğal çizgisi üzerine denk gelir. Bunlardan kaçınmalısınız.
  • Çukurlar, çökmüş kesimler ve biriken tozlar da sürücüye ciddi tehlike yaratır. Bunları dikkatle gözleyip mümkün olduğunca sakınmanız, mümkün değilse de bozuk kısıma gelmeden fren yapılarak yavaşça geçilmelidir. Arkanızı kollamayı unutmayın. Bozuk kısımın üzerinde sert fren yaparak kaymayı daha da kolay hale getirmemeye de özen göstermelisiniz.

Kışın yol yüzeyi

Kış artlarında yol yüzeyinde oluşabilecek buzlu bölgeler düzenli olmaz. Bazı bölgelerde erime olmuşsa da özellikle gölgede kalan kısımlarda buzlanma bulunabilir. Bunları izlemeli, hatta önünüzdeki araçların hareketlerinden olası problemleri tahmin edebilmelisiniz. Kaymamak için önleminizi önden almalısınız.

Su birikintilerinden geçiş

Su birikintilerinden süratli geçerseniz rotanızdan sertçe çıkabilir ve kontrol kaybedebilirsiniz. Geceleri ıslak yüzeylerle su birikmiş yüzeyleri ayırmak daha da zordur. Yolun eğiminden, drenaj kanallarının yönünden ve genel görünüşünden su birikebilecek bölgeleri kestirmeli ve dikkat etmelisiniz. Özellikle köprü altlarında su birikmesi mümkündür.

Su birikintisine yaklaşırken öncelikle yavaşlamalısınız. İçinden geçmeme şansınız varsa pozisyon değiştirmeniz en iyisidir çünkü suyun altında derin bir çukur da bulunabilir. Mümkünse yürüyüş hızında en sığ yerden geçmelisiniz. Yolun çift eğimli olduğu bölgelerde ylun sırtında en az su birikecektir. Suyun içinde karşınıza çıkabilecek taş ya da çukurlara da hazır olmanız gerekir.

Eğer yol tamamen su altında kalmışsa durup suyun derinliğini anlamaya çalışın. Motorunuzun geçebileceği güvenli derinikte ise yavaşça geçebilirsiniz. Motosikletler genelde arabalara göre daha derin sulardan geçebilirler ancak yine de buna karar vermek için motorunuzu ve elektrik aksamını iyi tanımanız gerekir. Devam etmeye karar verirseniz şu basamakları takip edin.

  • Birinci viteste deviri yüksek tutarak debriyajı kavrama noktasında tutarak hareket edin. Bu suyun egzostan girmesine engel olacaktır. Hızınızı kontrol etmek için arka freni kullanın.
  • Hızınızı düşük ve sabit tutun. Bu şekilde suyun içinde büyük dalga oluşurmazsınız. Motorunuzu dik durumda tutun.
  • Sudan çıktıktan sonra yavaş sürmeye devam edin ve hafifçe her iki freni sıkarak devam edin. Frenler tam anlamıyla tutana kadar bunu tekrarlayın. Islanan diskler frenlemeyi engeller. Eğer motorunuzu sürmeden elinizle iterek sudan geçirmişseniz de bunu yapmanız gerekir.

Hava şartları

Hava şartları fiziksel ve zihinsel durumunuzu, ne kadar uzağı görebildiğinizi ve motosikletinizin yol tutuşunu etkiler. Hava şartlarını ve etkilerini doğru değerlendirmek gözlemlerinizin ve planlarınızın temelini oluşturur. Hava kötüye gidiyor ve görüşünüz azalıyorsa hızınızı düşürmeli ve sık sık hız göstergesini kontrol etmelisiniz, bu gibi şartlarda hızınızı belirlemek için gözünüze güvenemezsiniz. Her zaman açıkca görebildiğiniz mesafede durabilecek hızda gitmelisiniz.

Görüşü düşüren hava şartları soğuk hava, sis, yoğun yağış, kar yağışı ve hatta parlak güneş ışığı olabilir. Bu şartların çoğu visörde buğu veya damlacıklar oluşmasına neden olur. Buğu önleyici önlemleri hem vizörde hem de aynalarda kullanmalısınız. Nefesinizden dolayı buğu oluşursa vizörü bir miktar açarak içeriye taze hava girmesini sağlayamalısınız. Temizlemek için durmanız gerekse bile vizörünüzü temiz tutmalısınız. Otoyollarda hızınızdan ve diğer araçların lastiklerinden kalkan yoğun sudan ötürü bu problemler daha yoğun hissedilir. Motosikletinizin varsa ön camını da fırsat buldukça temizlemenizde fayda vardır.

Kötü havada farların kullanımı

Işıklarınızı çevreye göre seçmelisiniz. Farların iki işlevi vardır, sizin görmeniz ve diğerlerinin sizi görmesi. Gündüz sürüşlerinde ikinci işlev daha önemlidir.

  • Gündüz görüşünüz iyi değilse veya akşam üstü ise kısa farlarınızı yakın. Aynı şekilde yağmurda, karda ve siste de öyle.
  • Aydınlık bir yoldan ağaçların arasındaki bir bölgeye girerken kısa farlarınızı yakın.
  • Sisli havalarda bir aracın arkasındaysanız uzun farlarınızı yakmayın, önüzüzdeki sürücüyü şaşırtabilirsiniz.
  • Önünüzdeki araç arka sis farını açtıysa fren yaptığını farketmeniz zorlaşabilir. Aranızdaki mesafeyi arttırmanız gerekir.

Görüş mesafesi düşükken gözlem yapmak

Görüş düşükken rahatça durabileceğiniz mesafede kalarak sürün.  Özellikle kavşaklara yaklaşırken yol çizgilerini, yolun kenarını ve kenardaki kedi gözlerini kılavuz olarak kullanın. Sürekli önünüzdeki aracın lastiğinden kalkan su bulutuna bakmak gözlerinizi çabucak yoracaktır. Bunun yerine nereyi görebiliyorsanız oraya bakın, öndeki arabaya, yolun kenarına ya da daha ileriye. Araçların arka farlarına fazla odaklanmayın çünkü kendilerine doğru çekerler ve ani frenlerde çarpma şansınız vardır. Diğer araçları uyarabilmek için kornanıza basmaya hazır olun.

İlerinizdeki trafiğin aniden durabilmesine karşı hep hazır olun. Yakın takip etmeyin ve sadece ileriyi açıkca görebiliyorsanız sollayın. Çift yönlü yollarda sis altındayken bunu yakalamak pek zordur. Görüşün az olduğu kavşaklarda etraftaki olası araç seslerini dinleyin ve kornanızı kullanarak çevrenize haber verin.

Rüzgarın etkisi

Güçlü rüzgarlar, özellikle de yandan esen rüzgarlar tehlikelidir çünkü sizi hizanızdan çıkarabilirler. Ani gelen yan rüzgar en tehlikelisidir. Bu tip durumlar genelde şu şartlarda oluşur:

  • fırtınalı havalarda,
  • binaların ya da duvarların yan rüzgarı kestiği yol bölümlerinin bittiği noktalarda,
  • geniş bir aracı sollarken ya da geniş bir araç tarafından sollanırken,
  • rüzgara açık kesimlerde: köprüler, viyadükler, tepe üstleri gibi.

Güçlü rüzgarla karşılaştığınızda hızınızı azaltmalı ve rüzgar tarafında boşluk bırakacak şekilde sürüşünüzü planlamalısınız. 50 km/s kadar düşük hızlarda bile rüzgar sizi yolunuzdan saptırabilir. Gövdesi kapalı olan geniş motosikletler bu tip durumlardan etkilenmeye çok açıklardır.

Hava şartları ve yol yüzeyi

Hava şartları görüşü etkilemesinin dışında yol yüzeyini de etkileyecektir. Kar, yağmur ya da buz oluşumu lastiklerin tutuşunu büyük ölçüde azaltır, kaymaya ve kızaklamaya yol açabilir. Durgun sular da tutunmayı azaltır.

Yaz mevsiminde de tehlikeler olduğunu unutmayın. Yolda biriken tozlar tutunmayı azaltır. Uzun kurak havalardan sonra hafif yağan yağmur yüzeydeki tozları kaygan bir hale getirir. Eriyen veya parçaları gevşeyen asfalt da çok tehlikeli olabilir.

Mikro iklimler

Her yer kuruyken gölgede kaldığından buz tutmuş ya da ıslak kalmış olabilecek alanlara dikkat edin. Vadi dipleri, gölge yapan tepeler, gölgede kalmış rampalar ve binaların ya da ağaçların gölgesindeki alanlarda bu tip mikro iklimler oluşabilir. Köprü ve viyadük yüzeyleri, alt tarafları da açık olduğundan etraftan daha soğuk olurlar ve buz tutmuş olma ihtimalleri yüksektir.

Sürüşünüzü hava şartlarına uydurun

Kötü hava şartları kazaya sebep verir diye düşünülür ama temelde bu şartlara uygun sürmemek ana sebeptir. Yoğun siste çok yavaş gitmektense hiç sürmemek daha iyidir. Kaymayla başetmenin en kolay yolu kayma ihtimali olan yere gitmemektir. Dikkatli gözlem, doğru sürat ve yeterli fren mesafesi bırakmak her zaman önemlidir ancak kötü hava şartlarında hayati öneme sahiptir. Kazalar bunlara dikkat edilmediğinde oluşur.

Görüş bölgeleri

Etrafınızdaki yollar farklı görüş bölgeleri içerir. Bazı alanlarda görüşünüz güzel iken bazı alanlarda sadece önünüzü görebilirsiniz. Görüşünüz kısıtlı olduğunda en küçük geniş açı görüntüsünden bile bilgi alabileceğiniz alternatif kaynakları kullanmalısınız. Kısıtlı görüş olan tipik noktalar şehir içindeki kavşaklar ve şehir dışındaki virajlı yollardır.

Şehir içindeki kavşaklara yaklaşırken yan yollardaki görüşünüz neredeyse sıfırdır. Kavşağa yaklaştıkça etrafınızı daha rahat görmeye başlarsınız ancak etrafın açılması kavşağa varınca bir anda olacaktır. Bu nedenle kavşaklara yaklaşırken mümkün olduğunca yavaşlamalı ve çevreden gelecek bilgileri hızlıca değerlendirerek durmaya, devam etmeye, yavaşlamaya ya da hızlanmaya karar vermelisiniz.

Şehir dışındayken ise kısıtlı görüşe sahip bir bölgede yol alırken motorunuzu güvenli bir şekilde en iyi görüntüyü alabileceğiniz yerde tutmalısınız. Ufacık bile olsa önünüzdeki yol ile ilgili gözleminizi geliştirecek tüm fırsatları değerlendirmelisiniz. Fırsatlar arasında yol kenarındaki çitlerin ya da duvarların arasındaki boşluklar da vardır. Önünüzdeki virajın açısını bazen ağaçlardan ya da elektrik direklerinden kestirebilirsiniz. Bazen bir mağaza camındaki yansıma, bazen ağaçların arasında hareket eden bir gölge, bazen de ileride hareket eden bir araç farı size ol hakkında değerli ipuçları sunar.

Mesafenizi koruyun

Ne kadar görebildiğinizi diğer araçlar da etkiler. Öndeki araca ne kadar yakınsanız, ilerisini daha az görebilirsiniz, özellikle önünüzdeki büyük bir araçsa. Yavaş akan trafikte en iyi pozisyonu tutmalı ve öndeki araçtan biraz geride kalarak iki hatta üç araç ileriyi takip etmelisiniz. Önünüzde kapalı kasalı bir kamyon varsa şeridin sağına ve soluna hareket ederek her iki tarafını da görmelisiniz.

Süratli giderken önünüzdeki yolu iyi görmeniz hayati bir gerekliliktir. Görüşünüz yolun eğimine, bulunduğunuz şerite, diğer araçların büyüklüğüne ve sizin bakış yüksekliğinize göre değişir. Tüm bunlara dikkat ederek önünüzdeki aracı güvenli bir mesafeden takip etmelisiniz. Özellikle sollamalarda diğer araçların kör noktalarında kalmamaya dikkat etmelisiniz. Şerit değiştirmeden önce sizin kör noktanızda birisi var mı diye hızlı bir kontrol yapmayı da unutmayın.

Motosikletinizin kör noktalarını öğrenmek için durduğunuz yerde normal oturuş pozisyonunuzu alın ve aynalardan görebildiğiniz noktaları belirleyin. Sonra önünüze bakarken vizörden görebildiğiniz noktalar ile bu noktalar arasında kalan kör noktaları görmek için kafanızı ne kadar çevirmeniz gerektiğini hesaplayın. Bu kafa dönüşünü yolda sık sık yaparak aldığınız görüntüleri işlemeye ne kadar alışırsanız o kadar rahat edersiniz.

Gözlem becerilerinizi geliştirmek

Gözlem becerilerinizi geliştirmek için aşağıdaki teknikleri kullanabilirsiniz.

Gözlem yapmakta motosiklet kullanmanın avantajı

Motosiklet kullananların çoğu arabaları süren kişilere göre büyük avantajları vardır. Motorlular daha yüksekte otururlar ve en iyi görüşü yakalamak için motorun pozisyonunu kolayca değiştirebilirler. Bu avantajınızın çok farkında olmalı ve güvenliğinizden ödün vermeden sonuna kadar kullanmalısınız.

Gözlerle etrafı taramak

Gözlerinizle görebildiğiniz her yönde neler olduğunun bir resmini oluşturmalısınız. Bunun en iyi yolu gözleriniz ile uzağı, yakını, önü, arkayı ve yanlardaki tüm çevreyi taramanızdır. Etrafı tarayarak tehlikeleri sezmeye çalışan sürücüler tek bölgeye odaklananlara göre daha güvende olurlar, bu nedenle sizin de sürekli ve düzenli olarak etrafı tarayarak bu alışkanlığı kazanmanız gerekir.

Etrafı taramak sürekli bir işlemdir. Önünüze yeni bir açı geldiğinde sahneyi hemen tarayın. Bu şekilde tehlikeli bölgeleri bilebilirsiniz. Bu bölgeleri her taramada tekrar tekrar kontrol edin ama sadece o noktalara odaklanarak geniş açınızı kaybetmeyin. Aynalarınızı sıkça kullanın ama emin olamadığınızda ufak bir bakış da atın, mesela kaldırımdan yola çıkarken, kavşak içindeyken, otoyola bağlanırken , şerit değiştirirken ya da döner adadan çıkarken basitçe kafanızı çevirip bakmanız size fayda sağlayacaktır.

Arkaya bakmak

Arka tarafı gözlemek demek aynaları kontrol ederek ve arkaya bakarak arkada olan bitenden tamamen haberdar olmak demektir. Arkaya bakmak önemlidir çünkü çoğu motosiklet aynasının görüş açısı kısıtlıdır ve birçok kör nokta bırakır. Bu kör noktalarda neler olduğuna dönüp bakmanız gerekir.

Arkaya bakmak yan tarafa hızlıca bir göz atmakla kafayı tamamen çevirip bakmak arasındaki hareketleri kapsar. Ne kadar arkaya bakacağınız şartlara göre değişir ama amaç hep aynıdır, olası bir kaadan sakınmak.

Arkaya bakmaya karar vermek için durumu iyice değerlendirmeniz gerekir çünkü arkaya bakarken öne bakamaz durumda olursunuz. Bu durum mesela öndeki araca yakınsanız ya da süratliyseniz gibi durumlarda oldukça tehlikelidir. Aynı şekilde soldaki dar bir yola girerken arkanıza bakmamanız da epey tehlikelidir. Arkaya bakışınızı çok uzun tutmamalı ve bir defa yetecekken iki kez bakmamalısınız. Arkaya bakmayı pozisyon değiştirirken veya olası bir tehlike noktasına yaklaşırken düşünmeniz gerekir.

Çevresel görüş

Çevresel görüş, baktığınız noktanın çevresindeki alanı kapsar. Baktığınız noktadakiler kadar çevresel görüşünüzdekilere de tepki vermeyi öğrenmelisiniz. Gözün çevredeki görüşü merkezden farklıdır ve hareketi algılamakta oldukça iyidir. Bu da bizi daha dikkatli bakmamız gereken noktalar hakkında uyarır. Çevresel görüş size hızınızı ve pozisyonunuzu hissettirir ve diğer araçların hareketlerini işaretleyerek bakmanız gereken noktaları farkettirir. Yorulduğunuzda önce bu görüş azalır.

Kask ve vizör gözlemi nasıl etkiler?

Kaskınız veya vizörünüz çevresel görüşünüzü kısıtlayabilir. Bunu engelleyip etrafta neler olduğunu görmek için kafanızı sıkça sağa sola sallamalısınız. Kasksız görüşünüzle kasklı görüşünüzü kıyaslayarak bu hareketin açısına karar vermelisiniz.

Vizörünüzde ve varsa gözlüğünüzde su damlası, su lekesi, buğu ve çizik olmamalıdır. Soğuk ve sisli havalarda buğu oluşmaması için sprey kullanabilirsiniz. Vizörünüz görüşünüzü etkileyecek kadar çizildiyse değiştirmelisiniz. Koyu renk vizörler geceleri görüşü azaltacaktır.

Sürat gözlemi nasıl etkiler?

  • Hız titreşim yaratarak görüşünüzü etkileyebilir
  • Hızlandıkça daha uzağa bakmanız gerekir. Hızınızı arttırdıkça görebildiğiniz noktanın ilerisine bakmalısınız ki tepki vermek için yeterli zamanınız kalsın.
  • Yorgunluk görüş becerinizi azaltır. Yoruldukça yavaşlayın ve dinlenin.
  • Hız, tepki vermenize kadar katedeceğiniz mesafeyi arttırır. Bu nedenle güvenle durabileceğiniz mesafeyi kollamalısınız. Hızınızı iki kat arttırdığınızda durma mesafeniz dörde katlanacaktır.
  • Önünüzdeki detayları görebilme beceriniz hızınızla beraber düşer. Yoğun trafik olan şehir merkezi gibi bölgelerde yavaşlayarak güvenli bir sürüş için gereken tüm bilgileri alabilmelisiniz.

Özetle hızınızı ne kadar iyi görebildiğiniz, durumun karmaşıklığı ve durabileceğiniz mesafeye göre ayarlamalısınız. Her zaman açıkca görebildiğiniz mesafede durabilecek hızda gitmelisiniz.

 

Planlama

Güvenli ve etkili bir sürüş için planlama şarttır. Dikkatle gözlemlediğiniz bilgiler sürüş hareketlerinizi planlamanıza yardımcı olur. Planlamanın amacı mevcut şartlar dahilinde doğru pozisyonda, doğru viteste, doğru hızda olabilmeniz ve tüm bunları doğru zamanda yapabilmenizdir. Şartlar sürekli değişeceğinden hep yeni bir plan oluşacaktır. Etkili planlama tüm bu planlama ve yeniden planlama sürecinin tekrarı le mümkündür. Sürücü olarak elinizdeki tüm imkanları planınızı yapmak için kullanabilmeniz gerekir. Her plan aşağıdaki basamakları içerir.

Tahmin edin

Tehlikeden sakınmak için ne kadar çok zamanınız varsa o kadar daha güvenli hareket edersiniz. Olabilecekleri tahmin etmeniz size ilave zaman kazandırır. Tahmin beceriniz eğitiminize, deneyiminize ve bu özelliğinizi geliştirmek için harcayacağınız emeğe bağlıdır. Kendinizi geliştirmek için yolda olabilecekleri ve olası aksiyonlarınızı sesli olarak konuşma yöntemini deneyebilirsiniz.

Gördüklerinizden başlayarak ne gibi terslikler oluşabileceğini deneyimlerinizden yola çıkarak tahmin edin. Göremediğiniz noktalardan gelebilecek tehlikeleri düşünün ve kendinizi hazırlayın. Yola fırlayan bir topun peşinden bir de çocuğun koşma ihtimalinin yüksek olduğunu bilirsiniz.

Diğer sürücülerin hareketlerini tahmin etmek de çok önemlidir. Sizi zaten gördüklerini ya da olası bir terslikte doğru hareket edeceklerini düşünmeyin. Diğer araçların hareketlerini dikkatle izlemek size bir sonraki hareketleri hakkında öngörü sağlar ancak iyi bir sürücü de her an hata yapabilir. O nedenle her zaman bir güvenlik payı tutun. Kaza olduktan sonra haklı olsanız ne fayda.

Olası tehlikeleri sıralayın

Tahminlerinizden hangilerinin en olası ve en tehlikeli olduğunu sıralamalısınız ve önem sırasına göre hazırlanmalısınız. Bu sıralama her an değişebileceğinden önceliklerinizi de bu kadar çabuk değiştirebilmelisiniz. Tehikelerin önemi aşağıdakilere göre değişir:

  • tehlikenin ne olduğu,
  • ne kadar yakında olduğu,
  • yolun şekli ve yüzey durumu,
  • sabit ya da hareketli olması, hareketli ise hangi yönde olduğu,
  • sizin yaklaşma hızınız.

En yüksek önceliği en büyük tehlikeye vermelisiniz.

Ne yapacağınıza karar verin

Tehlikeleri belirleyip sıraladıktan sonra ne yapacağınıza karar vermelisiniz. Amacınız daima kendinizi ve diğerlerini güvende tutmak olmalıdır. Tepkiniz aşağıdakilere bağlı olacaktır:

  • neyi görebildiğiniz,
  • neyi göremediğiniz,
  • mantıken neyin olabileceği,
  • en kötü ne olabileceği,
  • olay tamamen farklı gelişirse ne yapılabileceği.

İyi bir planlama yapmışsanız kararlarınızı metodolojik olarak anında ve tereddüt etmeden verirsiniz. Sürüşünüz sırasında sürekli tahmin etmeli, tehlikeleri sıralamalı ve ne yapacağınıza karar vermelisiniz. İlk başlarda sürekli bu üç adımı bilinçli bir şekilde takip etmek zor gelebilir ancak sürekli yaparsanız size doğal gelecektir ve tepkilerinize hızlı ve güvenilir bir temel sağlayacaktır.

Olaylar genelde bir anda gelişmez ve gelişirlerken iyi bir planlama yapmışsanız kurtulma ihtimaliniz çok yüksektir. Ne kadar erken farkederseniz kurtarmak için o kadar çok zamanınız olur.