Yolun yüzeyinin tipi ve durumu sürücüler için kritik önemdedir. Yüzeyi gözlemek ve gözleme göre adapte olmak güvenli sürüş için şarttır. Yolun yüzeyi lastiklerin tutunmasını ve motorun yol tutuş karakterini etkiler. Lastiklerin tutuşu dönüşü, yatışı, ivmelenmeyi ve frenleri etkilediğinden sürüş için temel ihtiyaçtır ve birçok sürücü buna çok dikkat etmez. Her zaman önünüzdeki yolun yüzeyinde oluşabilecek değişiklikleri gözlemeniz ve motorunuzun yolu yeterince tutması için hızınızı, fren sertiğinizi, ivmelenme gücünüzü ve yatış açınızı doğru ayarlamanız gerekir.
Motorunu düşünerek kullanan her sürücü aşağıdaki durumların sürüşünü nasıl etkileyeceğinin farkında olmalıdır:
- arka yollar – asfalt tamir izleri, çamur ve diğer olası atıklar, sonbaharda yapraklar ve yazın çevrede olası tarlalardan gelen tozlar
- şehir yolları – drenaj ızgaraları, metal rögar kapakları, asfalt tamir izleri, tamir edilerek farklı yüzeye sahip olan bölgeler, dökülen yağ ve yakıt izleri ve yol boyaları
- benzinlik giriş ve çıkışları – hem tesis giriş çıkışlarında hem de yakınlarındaki göbek ya da virajlarda yakıt dökülmesi çok olacaktır.
Dever denilen yolun eğimi virajlarda çok önemlidir. Virajın içine doğru verilmiş olan eğim yol tutuşa katkı sağlarken dışa verilmiş eğimler tutuşu fazlasıyla azaltacaktır. Bazı yollarda gidiş ve dönüş şeritlerinde farklı eğim mevcuttur ve tepe noktasını geçtiğinizde tamamen farklı bir yol tutuşla karşılaşırsınız. Düz yolda bu durum çok sorun yaratmaz ancak virajdaysanız ve şerit değiştirirseniz motorun ne tarafa gideceğini düşünerek hareket etmeniz gerekir.
Yolun yüzeyi temizken genelde iyi bir tutuş sağlanır. Göbekli kavşaklarda ya da dönüşlerde zaman içinde birikmiş lastik parçaları veya dökülmüş yakıtlar bulunabilir ve tam da sizin kaymamanız gereken noktada karşınıza çıkabilir. Her şey düzgünken bir anda viraj içinde kaygan bir bölümle karşılaşabilirsiniz.
- Asfalt yollar normalde çok iyi yol tutuş verir ancak zamanla yüzeyleri parlaklaşarak veya asfalt taneleri gevşek hale gelerek kaymayı kolaylaştırabilir.
- Beton yollar kaymayı zorlaştıran yüzeylerdir ancak kışın yüzeyinde su tutabilir ve bazı bölgelerde görmesi güç buzlar oluşabilir.
- Parke yollar kuruyken iyidir ancak ıslanınca kayganlaşır.
Yol yüzeyindeki düzensizlikler
Yolun yüzeyinde oluşabilecek düzensizliklere çok dikkatli bakmalısınız. Güvenli bir şekilde pozisyon değiştirerek kaçınabiliecekseniz öyle yapın, yoksa arkanızı iyice kontrol edin ve yavaşlayın. Mümkün ise dik pozisyonda geçiş yapın. Genelde karşınıza çıkabilecek durumlar şöyledir:
- Yol boyası olarak kullanılan beyaz yüzeyler ıslak havalarda çok kaygandır. Çizgi üzerinden gitmekten kaçınmalısınız. Yolun üzerine bazen kocaman harflerle yazı yazılır, bu durumlarda harflerin arasından geçmelisiniz.
- Yol tamir izleri eski yüzeyle tamir edilmiş yüzey arasında bozuk bir geçiş sağlarlar. Ufacık bir yükseklik farkı bile motorun gidişini etkiler ve hizasını bozar. Yol istikametinde uzayan tamir çizgilerinden kaçınmalısınız. Tamir çizgilerinde kullanılan yumuşak asfalt hem sıcak havada hem de yağmurda çevresindeki yüzeye göre çok kaygandır.
- Metal kapaklar her zaman düşük tutuş sağlar ancak tozlu ya da yağışlı durumlarda çok daha fazla dikkat edilmelidir. Üstelik aksi gibi menhol kapakları ve su drenaj ızgaraları genelde motosikletin doğal çizgisi üzerine denk gelir. Bunlardan kaçınmalısınız.
- Çukurlar, çökmüş kesimler ve biriken tozlar da sürücüye ciddi tehlike yaratır. Bunları dikkatle gözleyip mümkün olduğunca sakınmanız, mümkün değilse de bozuk kısıma gelmeden fren yapılarak yavaşça geçilmelidir. Arkanızı kollamayı unutmayın. Bozuk kısımın üzerinde sert fren yaparak kaymayı daha da kolay hale getirmemeye de özen göstermelisiniz.
Kışın yol yüzeyi
Kış artlarında yol yüzeyinde oluşabilecek buzlu bölgeler düzenli olmaz. Bazı bölgelerde erime olmuşsa da özellikle gölgede kalan kısımlarda buzlanma bulunabilir. Bunları izlemeli, hatta önünüzdeki araçların hareketlerinden olası problemleri tahmin edebilmelisiniz. Kaymamak için önleminizi önden almalısınız.
Su birikintilerinden geçiş
Su birikintilerinden süratli geçerseniz rotanızdan sertçe çıkabilir ve kontrol kaybedebilirsiniz. Geceleri ıslak yüzeylerle su birikmiş yüzeyleri ayırmak daha da zordur. Yolun eğiminden, drenaj kanallarının yönünden ve genel görünüşünden su birikebilecek bölgeleri kestirmeli ve dikkat etmelisiniz. Özellikle köprü altlarında su birikmesi mümkündür.
Su birikintisine yaklaşırken öncelikle yavaşlamalısınız. İçinden geçmeme şansınız varsa pozisyon değiştirmeniz en iyisidir çünkü suyun altında derin bir çukur da bulunabilir. Mümkünse yürüyüş hızında en sığ yerden geçmelisiniz. Yolun çift eğimli olduğu bölgelerde ylun sırtında en az su birikecektir. Suyun içinde karşınıza çıkabilecek taş ya da çukurlara da hazır olmanız gerekir.
Eğer yol tamamen su altında kalmışsa durup suyun derinliğini anlamaya çalışın. Motorunuzun geçebileceği güvenli derinikte ise yavaşça geçebilirsiniz. Motosikletler genelde arabalara göre daha derin sulardan geçebilirler ancak yine de buna karar vermek için motorunuzu ve elektrik aksamını iyi tanımanız gerekir. Devam etmeye karar verirseniz şu basamakları takip edin.
- Birinci viteste deviri yüksek tutarak debriyajı kavrama noktasında tutarak hareket edin. Bu suyun egzostan girmesine engel olacaktır. Hızınızı kontrol etmek için arka freni kullanın.
- Hızınızı düşük ve sabit tutun. Bu şekilde suyun içinde büyük dalga oluşurmazsınız. Motorunuzu dik durumda tutun.
- Sudan çıktıktan sonra yavaş sürmeye devam edin ve hafifçe her iki freni sıkarak devam edin. Frenler tam anlamıyla tutana kadar bunu tekrarlayın. Islanan diskler frenlemeyi engeller. Eğer motorunuzu sürmeden elinizle iterek sudan geçirmişseniz de bunu yapmanız gerekir.